Doğru Kanzlei Logo
DOGRUKanzlei
||

Doğrudan İletişim

info@hasandogru.de

+4917661221210

Boşanmada Mal Paylaşımı ve Tazminat: Ferili Davalar Rehberi 2026
Aile Hukuku

Boşanmada Mal Paylaşımı ve Tazminat: Ferili Davalar Rehberi 2026

Av. Hasan Doğru
10 Ağustos 2026
17 dk okuma

Bize WhatsApp üzerinden temel bilgileri gönderin. Türk hukuku tarafını, gerekli belgeleri ve sonraki adımı netleştirelim.

  • Katılma alacağı: süre veya belge sorunu doğmadan önce kontrol edin
  • TMK 174: süre veya belge sorunu doğmadan önce kontrol edin
  • Tapu: süre veya belge sorunu doğmadan önce kontrol edin

Türk aile hukuku · Mannheim & Ankara

Bu yazı yalnızca Türk hukukuna ilişkin genel bilgi amaçlıdır. Avukat Hasan Doğru yalnızca Türk hukuku ve devletler özel hukuku alanında danışmanlık ve temsil vermektedir (§207 BRAO). Almanya'daki mal varlığınıza uygulanacak Alman hukuku sorularınız (Zugewinnausgleich dahil) için Almanya'da yetkili bir avukata danışmanızı öneririz.

Boşanma davası bittiğinde iş bitmiyor. Nafaka, velayet konuşulur — ama asıl parayı ilgilendiren iki başlık genellikle konuşulmadan geçilir: kimin neyi aldığı ve kusurlu tarafın ne ödeyeceği. Bunlara Türk hukukunda "ferili davalar" (boşanmanın eklentisi davalar) denir. Almanya'da yaşayan, Türkiye'de mal varlığı olan çiftler için bu iki başlık — mal paylaşımı ve tazminat — genellikle boşanmanın kendisinden daha karmaşık ve daha pahalıya mal olan kısmıdır. Bu rehber ikisini de baştan sona açıklıyor.

Ferili Dava Nedir, Neden Ayrı Bir Konu?

Boşanma davası, evliliği hukuken sona erdirir. Ama evlilik süresince oluşan mal varlığını kimin ne oranda alacağı, kusurlu taraftan tazminat istenip istenemeyeceği, nafaka miktarı gibi konular ayrı bir hukuki inceleme gerektirir. Bu başlıklara "ferili davalar" ya da Almanca hukuk diline daha yakın bir ifadeyle "boşanmanın eklenti sonuçları" denir.

Pratikte üç yol var:

1.Anlaşmalı boşanma protokolünde çözülür — taraflar mal paylaşımını ve varsa tazminatı kendi aralarında anlaşarak protokole yazar, mahkeme onaylar. En hızlı ve en ucuz yol.
2.Boşanma davasıyla birlikte, ayrı bir talep olarak açılır — ama mal paylaşımı (tasfiye) davası, boşanma kararı kesinleşene kadar bekletici mesele yapılır; yani mahkeme önce boşanmaya karar verir, mal paylaşımını o karar kesinleştikten sonra çözer.
3.Boşanmadan sonra, ayrı ve bağımsız bir dava olarak açılır — Almanya'da yaşayan pek çok müvekkilimizin durumu tam olarak bu: Türkiye'de yıllar önce ya da Almanya'da boşanmışlar, ama Türkiye'deki mal varlığı hiç konuşulmamış.

Bu üçüncü grup bu rehberin ana odağı.

Bu grubun tipik hikâyesi şöyle: Almanya'da yıllarca yaşamış, orada boşanmış ya da Türkiye'de anlaşmalı boşanmış ama protokolde "taraflar birbirinden mal talep etmeyecektir" gibi genel bir ifadeyle geçiştirilmiş bir çift. Yıllar sonra, Türkiye'deki gayrimenkulün değeri katlanınca ya da bir miras süreci mal varlığını gündeme getirince, "aslında o zaman bu konuyu hiç netleştirmemiştik" fark ediliyor. Bu noktada iki soru ortaya çıkıyor: bu hak hâlâ var mı, ve varsa nasıl talep edilir? Bu rehberin geri kalanı tam olarak bu iki soruyu yanıtlıyor.

Mal Rejimi: 2002'den Bu Yana Varsayılan Kural

Türk Medeni Kanunu'nun (TMK, Kanun No. 4721) 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren yeni hükümleri, evliliklerde yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini getirdi (TMK m.202). Bu tarihten önce evlenmiş ve mal rejimi konusunda noterde ayrı bir sözleşme yapmamış çiftler için de, evlilik 2002'den sonra devam ettiği sürece, bu tarihten itibaren edinilen mal varlığı bu rejime tabidir.

Basitçe: taraflar aksini noterde yazılı olarak seçmediyse (mülkiyet ayrılığı, mal ortaklığı veya paylaşmalı mal ayrılığı gibi alternatif rejimler mümkündür ama nadiren tercih edilir), evlilik boyunca edinilen mal varlığının değeri, boşanmada yarı yarıya paylaşılır — mülkün kimin üzerine kayıtlı olduğuna bakılmaksızın.

Bu son nokta, Türkiye'de mal varlığı olan Almanya'daki müvekkillerimizin en çok şaşırdığı kısım: tapu kocanın üzerine kayıtlıysa bile, eş, mülkün değerinin yarısı üzerinde parasal bir alacak hakkına sahiptir. Mülkün mülkiyeti değişmez — ama değerinin yarısı bir borç/alacak ilişkisine dönüşür.

Edinilmiş Mal mı, Kişisel Mal mı? Bu Ayrım Her Şeyi Belirler

Mal paylaşımı davasının kalbi bu ayrımdır. TMK m.218-220 iki kategori tanımlar:

Edinilmiş Mal (Paylaşıma Girer)Kişisel Mal (Paylaşıma Girmez)
Evlilik süresince çalışarak elde edilen maaş, ücret, kârEvlenmeden önce sahip olunan mal varlığı
Emeklilik, işsizlik, malullük gibi sosyal güvenlik ödemeleriMiras yoluyla edinilen mal varlığı (evlilik içinde bile)
Çalışma karşılığı olmayan edinilmiş mallar yerine geçen değerlerBağış/hediye yoluyla edinilen mal varlığı
Edinilmiş malın yerine geçen değerler (satılıp yenisi alınan araç, ev)Sırf kişisel kullanıma yarayan eşyalar (kişisel takılar, kıyafetler)
Kişisel malların gelirleri (örneğin miras kalan dairenin kira geliri, evlilik süresince)Kişisel mal yerine geçen değerler (mirastan gelen paranın yatırılmasıyla alınan yeni bir mülk, doğru şekilde izlenip belgelenirse)
Evlilik süresince edinilen banka hesapları, birikimler, şirket paylarıManevi tazminat gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan doğan edimler

En sık karşılaştığımız uyuşmazlık: bir eş, evlenmeden önce sahip olduğu parayla evlilik içinde bir mülk aldığını, bu yüzden mülkün kişisel mal sayılması gerektiğini iddia ediyor. Mahkeme bunu kabul eder — ama ancak ispatlanırsa. İspat yükü iddia eden taraftadır. Banka dekontları, para transferi kayıtları, evlenmeden önceki hesap bakiyeleri — bunlar olmadan mahkeme mülkü edinilmiş mal sayar ve paylaşıma dahil eder.

⚠️ Kritik pratik nokta: Evlenmeden önceki birikiminizle evlilik içinde mal aldıysanız, bu parayı ve transferini belgeleyin — banka ekstresi, havale dekontu, tapu tarihiyle eşleşen para hareketi. Belgesiz iddialar mahkemede neredeyse hiç kabul görmez. Bu belgeleri şimdiden toplamak, dava açıldıktan sonra toplamaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Hesaplama üç aşamada işler (TMK m.231-236):

1. Edinilmiş malların tespiti ve değerlemesi: Boşanma davasının açıldığı (bazı durumlarda mal rejiminin sona erdiği) tarihteki güncel değerleri esas alınarak, her eşin edinilmiş malları listelenir.

2. Denkleştirme ve eklemeler: Bir eşin kişisel malından edinilmiş malına yaptığı katkılar (ya da tam tersi) denkleştirilir. Evlilik süresince üçüncü kişilere yapılan karşılıksız kazandırmalar (örneğin bir yakınına devredilen mülk) da hesaba geri eklenir — mal kaçırmayı önlemek için konan bir düzenleme.

3. Artık değer ve katılma payı: Edinilmiş malların toplam değerinden, o mallara ilişkin borçlar düşülür. Kalan tutar "artık değer"dir. Her eşin katılma alacağı, karşı tarafın artık değerinin yarısıdır.

Örnek (basitleştirilmiş): Eşler evlilik süresince bir daire (2.000.000 TL değerinde, üzerinde 200.000 TL kalan kredi borcu) ve bir araç (500.000 TL) edindiler. Toplam edinilmiş mal: 2.500.000 TL. Borç düşülünce artık değer: 2.300.000 TL. Malların hangi eşin üzerine kayıtlı olduğuna bakılmaksızın, diğer eş bu artık değerin yarısı, yani 1.150.000 TL üzerinde katılma alacağı hakkına sahiptir.

Gerçek davalarda hesap çok daha karmaşıktır — kişisel malla edinilmiş malın karışması, değer artış payı (bir kişisel malın evlilik süresince değer kazanmasına katkı), birden fazla taşınmaz, yurt dışı varlıklar. Bu yüzden mahkemeler genellikle bilirkişi (mali müşavir/gayrimenkul değerleme uzmanı) incelemesine başvurur.

Maddi ve Manevi Tazminat: TMK m.174

Mal paylaşımı, kusurdan bağımsız işler — kusursuz taraf da kusurlu taraf da katılma alacağı talep edebilir. Tazminat ise tam tersine, doğrudan kusura bağlıdır.

Maddi tazminat (TMK m.174/1): Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaati zedelenen, kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kapsamına genellikle şunlar girer: nafakadan ayrı gelir kayıpları, ev hanımı/ev erkeği olarak geçirilen yılların meslekî fırsat kaybı, ileride alınacak emeklilik hakkının azalması.

Manevi tazminat (TMK m.174/2): Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları zedelenen taraf, kusurlu taraftan manevi tazminat isteyebilir. Sadakatsizlik, şiddet, hakaret, kamuoyu önünde küçük düşürme gibi durumlar tipik örneklerdir.

Şartlar özetle:

  • Tazminat istenen taraf kusurlu olmalı; talep eden taraf kusursuz veya daha az kusurlu olmalı.
  • Eşit kusur varsa, hiçbir taraf tazminat alamaz.
  • Talep, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren belirli bir süre içinde ileri sürülmelidir.
  • ⚠️ Süre konusunda dikkat: Uygulamada tazminat talepleri için genellikle boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren kısa bir süre (pratikte bir yıl civarı) öngörülür. Bu, katılma alacağı (mal paylaşımı) davasına göre çok daha dar bir penceredir. Boşanma kesinleştikten sonra "sonra düşünürüm" diyerek beklemek, tazminat hakkının tamamen kaybedilmesine yol açabilir. Kesin süreyi davanızın somut tarihine göre teyit ettirin — bu, ferili davalarda en çok hak kaybına yol açan noktadır.

    Sınır Ötesi Karmaşa: Almanya'daki Mülk ve Hesaplar

    Almanya'da yaşayan Türk vatandaşları için asıl zorluk burada başlıyor. Evlilik süresince hem Türkiye'de hem Almanya'da mal varlığı biriktirmiş bir çiftin durumunda üç ayrı soru var:

    1. Hangi ülkenin hukuku uygulanır? Taraflar aynı vatandaşlıktaysa (örneğin ikisi de Türk vatandaşıysa) ve aksini yazılı olarak seçmemişlerse, mal rejimi genellikle ortak vatandaşlık hukukuna göre belirlenir. Ama gayrimenkulün bulunduğu ülkenin hukuku (lex rei sitae — malın bulunduğu yerin hukuku) taşınmazlar için ayrıca devreye girebilir. Sonuç: Türkiye'deki taşınmaz için Türk hukuku, Almanya'daki taşınmaz için Alman hukuku (Zugewinnausgleich) uygulanabilir — aynı evlilikte iki farklı hesaplama rejimi yan yana işleyebilir. Bu, yalnızca Alman hukuku uzmanının cevaplayabileceği bir sorudur; biz size Türkiye'deki kısmı netleştiriyoruz ve Almanya kısmı için Almanya'da yetkili bir meslektaşa yönlendiriyoruz.

    2. Türk mahkemesi Almanya'daki mülk hakkında hüküm kurabilir mi? Türk mahkemesi, Almanya'daki gayrimenkulün mülkiyetine doğrudan müdahale edemez (o, Alman mahkemesinin ve tapu sicilinin yetki alanıdır). Ama Türk mahkemesi, o mülkün değerini hesaba katarak, Türkiye'deki mal varlığından parasal bir dengeleme yapabilir — örneğin Almanya'daki evin değeri yüksekse, Türkiye'deki mülkün tamamı diğer eşe bırakılabilir.

    3. Türkiye'deki karar Almanya'da nasıl uygulanır? Türk mahkemesinin verdiği katılma alacağı kararının Almanya'da icra edilebilmesi (örneğin Almanya'daki banka hesabına haciz konması) için ayrı bir tanıma-tenfiz süreci ya da AB/uluslararası icra mekanizmaları gerekebilir — bu, ayrı bir teknik konu olup Tanıma ve Tenfiz rehberimizde detaylı anlatılmıştır.

    Pratik strateji: Türkiye'deki mal paylaşımı davasını, Almanya'daki süreçle (varsa Zugewinnausgleich) eş zamanlı ama ayrı ayrı yürütmek. Türkiye'deki avukatınız Türk mal varlığını, Almanya'daki avukatınız Alman mal varlığını yönetir; ikisi arasında bilgi akışı sağlanır ki aynı varlık iki kez hesaba katılmasın ya da hiç hesaba katılmasın diye bir boşluk oluşmasın.

    Dava Süreci: Adım Adım

    Adım 1 — Mal varlığı envanteri çıkarın: Türkiye'deki ve Almanya'daki tüm taşınmaz, araç, banka hesabı, yatırım aracı, şirket payı listesini, edinim tarihleriyle birlikte hazırlayın.

    Adım 2 — Kişisel mal iddialarınızı belgeleyin: Evlilik öncesi birikim, miras, bağış gibi kişisel mal iddialarınız varsa kanıtlarını toplayın.

    Adım 3 — Vekâletname çıkarın: Türkiye'deki avukatınıza, mal paylaşımı ve varsa tazminat davasını açıkça kapsayan bir vekâletname verin (Alman noterinden apostil + tercüme ile, veya doğrudan Türk konsolosluğundan).

    Adım 4 — Dava açılır: Boşanma ile birlikte veya boşanmadan sonra, yetkili Aile Mahkemesi'nde tasfiye/katılma alacağı ve varsa tazminat davası açılır.

    Adım 5 — Bilirkişi incelemesi: Mahkeme, mal varlığının değerini ve hesaplamasını netleştirmek için genellikle bir bilirkişi (mali müşavir, gayrimenkul değerleme uzmanı) görevlendirir.

    Adım 6 — Karar ve kesinleşme: Mahkeme katılma alacağının tutarını ve varsa tazminatı belirler. Karar kesinleştikten sonra, gerekiyorsa icra takibi başlatılır.

    Bu altı adımın her biri, Almanya'dan yürütüldüğünde ek bir katman kazanır: belgelerin apostil ve yeminli tercüme süreci, vekâletnamenin doğru içerikle düzenlenmesi, bilirkişi raporuna itiraz süreleri gibi detaylar Türkiye'de yaşayan bir müvekkil için otomatik işlerken, Almanya'dan takip eden bir müvekkil için düzenli bilgilendirme ve zamanında müdahale gerektirir. Bu yüzden UYAP erişimi olan ve Almanya'da da muhatap olabilen bir avukatla çalışmak, sürecin kontrolden çıkmasını önlemenin en etkili yoludur.

    Süre ve Maliyet — Gerçekçi Tablo

    KonuSüre / Sınır
    Mal paylaşımı (katılma alacağı) davası açma süresiUygulamada genel zamanaşımı esas alınır — pratikte boşanmanın kesinleşmesinden itibaren yaklaşık 10 yıllık bir pencere olarak değerlendirilir
    TMK 174 tazminat davası açma süresiBoşanma kararının kesinleşmesinden itibaren kısa bir süre — pratikte yaklaşık 1 yıl, davanızın somut tarihine göre teyit edilmelidir
    Basit mal paylaşımı davası (tek taşınmaz, açık belgeler)6-12 ay
    Karmaşık dava (birden fazla ülkede varlık, bilirkişi incelemesi, itiraz)1-3 yıl
    Bilirkişi masrafıDava değerine ve karmaşıklığına göre değişir
    Mahkeme harcıDava değeri üzerinden nispi harç (mal paylaşımı davalarında tazminat davalarından farklı olarak dava değerine bağlı harç uygulanır)

    En Sık Yapılan Beş Hata

    Hata 1 — Boşanırken mal paylaşımını hiç konuşmamak: "Sonra hallederiz" diyerek boşanma protokolüne mal paylaşımı maddesi koymadan imza atmak, sonradan ayrı ve daha maliyetli bir dava açmayı gerektirir.

    Hata 2 — Almanya'daki varlığı unutmak: Türkiye'deki mülk üzerinde anlaşıp Almanya'daki hesapları ve mülkü hiç hesaba katmamak — bu, alacağın büyük bir kısmının kaybedilmesi anlamına gelebilir.

    Hata 3 — Kişisel mal iddiasını belgesiz bırakmak: "Bu ev annemden kalan parayla alındı" demek yetmez; para akışını gösteren belge gerekir.

    Hata 4 — Tazminat süresini kaçırmak: Boşanma kesinleştikten uzun süre sonra tazminat talebiyle gelen müvekkillerin bir kısmı, süre aşımı nedeniyle bu hakkı kaybetmiş oluyor.

    ⚠️ En sık gördüğümüz kayıp: Mandanlar, tanıma-tenfiz sürecini bitirdikten yıllar sonra "aslında Türkiye'de bir evimiz vardı, onu hiç konuşmadık" diyerek geliyor. Süre geçmiş olabilir. Boşanma sürecinin en başında — hatta Almanya'daki boşanma dilekçesi hazırlanırken — Türkiye'deki mal varlığını bir avukata bildirmek, bu kaybı önlemenin tek garantili yoludur.

    Hata 5 — Mal rejimi sözleşmesi olup olmadığını kontrol etmemek: Bazı çiftler evlenirken noterde farklı bir mal rejimi (örneğin mülkiyet ayrılığı) seçmiştir ve bunu unutmuştur. Bu, hesaplamayı tamamen değiştirir — dava öncesi mutlaka kontrol edilmelidir.

    Bu beş hatanın ortak noktası şu: hepsi, "şimdi acele etmeyelim, zaten anlaşırız" düşüncesiyle başlıyor ve yıllar sonra ya belge eksikliği ya da süre kaybı olarak geri dönüyor. Mal paylaşımı ve tazminat, boşanmanın en duygusal olmayan ama en kalıcı sonuçları — ve tam da bu yüzden en çok ihmal edilen kısmı oluyor.

    Önceden Planlama: Mal Rejimi Sözleşmesi Bir Seçenek mi?

    Henüz evlenmemiş ya da evli olup mal rejimini değiştirmeyi düşünen çiftler için bir başka konu var: TMK, eşlere noterde bir mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal rejimden (edinilmiş mallara katılma) farklı bir rejim seçme imkânı tanır — örneğin mülkiyet ayrılığı (mal-varlıkları tamamen ayrı kalır, boşanmada paylaşım olmaz) veya paylaşmalı mal ayrılığı gibi alternatifler.

    Almanya'da yaşayan, Türkiye'de aile şirketi ya da miras beklentisi olan çiftler için bu, boşanma ihtimaline karşı önceden netlik sağlayan bir araçtır. Sözleşme, evlilikten önce veya evlilik süresince her zaman yapılabilir; ancak geçmişe dönük olarak zaten oluşmuş edinilmiş malları etkilemez — sözleşme tarihinden sonrası için geçerlidir.

    Bu konuda sık sorulan soru: "Almanya'da yapılan bir Ehevertrag (evlilik sözleşmesi), Türkiye'deki mal varlığım için de geçerli mi?" Cevap, hangi hukukun mal rejiminize uygulandığına bağlıdır ve bu, Alman hukukunun cevaplayacağı bir sorudur. Türkiye'deki mal varlığınız için ayrı bir mal rejimi sözleşmesinin Türk noterinde ya da Türk konsolosluğunda yapılması, uygulamada çok daha güvenli bir yoldur.

    Yargı Yetkisi: Hangi Mahkeme Bakar?

    Mal paylaşımı ve tazminat davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesi'dir; yetkili mahkeme ise kural olarak davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri yoksa — Almanya'da yaşayan pek çok çiftte olduğu gibi — dava, MÖHUK hükümleri çerçevesinde Ankara, İstanbul veya İzmir'de açılabilir. Boşanma davasıyla birlikte açılan bir mal paylaşımı talebinde, genellikle boşanma davasına bakan mahkeme yetkilidir; bu, tarafların ayrıca yetki tartışması yapmasını önler.

    Almanya'da ikamet eden taraflar için pratik sonuç şu: dava Türkiye'de açılsa da, taraf olarak bizzat Türkiye'ye gitmeniz gerekmez. Vekâletname ile temsil, duruşmalara katılım ve bilirkişi süreçleri tamamen avukatınız üzerinden yürür.

    Neden Doğru Kanzlei

    Mal paylaşımı ve tazminat davaları, sınır ötesi olduğunda özellikle iki uzmanlık gerektirir: Türk mal hukukunun teknik detaylarına hakimiyet ve Almanya'daki hayatınızı, belgelerinizi, bankanızı anlayan bir muhatap.

  • Doğrudan temsil: Ankara Barosu (Sicil No: 47068) üyesi olarak Türk aile mahkemesinde bizzat duruşmaya çıkıyorum. Aracı kanzlei yok, ek maliyet yok.
  • Almanya'da kayıtlı: Karlsruhe Barosu (§207 BRAO) üyesiyim. Mannheim'da bir muhatabınız olur — aynı zamanda Ankara'da mahkeme önünde duran kişi.
  • Türk hukuku bilirkişisi: Amtsgericht Mannheim bilirkişi listesine kayıtlıyım — Alman mahkemeleri Türk hukuku sorularında bana başvurur.
  • UYAP erişimi: Dava dosyanızın durumunu, bilirkişi raporlarını ve süreleri Almanya'dan gerçek zamanlı takip ederim.
  • İki merkez: Mannheim ve Ankara. Taşeronluk yok.
  • Mal varlığınızın Türkiye ve Almanya arasında nasıl paylaşılacağını, tazminat hakkınız olup olmadığını ve elinizdeki sürenin ne kadar olduğunu birlikte netleştirelim.

    WhatsApp ile Mal Paylaşımı ve Tazminat Ön Değerlendirmesi Talep Edin

    Diğer Dillerde de Yayında

    Bu makaleyi Almanca okuyanlar için de yayınladık:

    Türkische Scheidung: Vermögensaufteilung und Schadensersatz →

    Ve İngilizce okuyanlar için:

    Turkish Divorce: Property Division and Compensation →

    Tanıma-tenfiz süreci için rehberimize, genel boşanma süreci için Türkiye'de Boşanma Rehberimize göz atabilirsiniz. Miras kalan ortak mülklerde paylaşım için İzale-i Şüyu Rehberimiz farklı bir dava türünü ele alır — mal paylaşımıyla karıştırılmamalıdır.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Tapu eşimin üzerine kayıtlıysa mal paylaşımı isteyebilir miyim?

    Evet. Edinilmiş mallara katılma rejiminde, mülkün kimin üzerine kayıtlı olduğu değil, evlilik süresince kimin adına edinildiği önemlidir. Diğer eş, mülkün değeri üzerinde parasal bir katılma alacağı hakkına sahiptir; mülkün mülkiyeti değişmez.

    Miras kalan bir ev mal paylaşımına girer mi?

    Hayır, kural olarak miras yoluyla edinilen mallar kişisel mal sayılır ve paylaşıma girmez — evlilik içinde miras kalmış olsa bile. Ancak o mirasın gelirleri (örneğin kira geliri) edinilmiş mal sayılabilir.

    Almanya'daki evimiz de Türk mahkemesinde konuşulur mu?

    Türk mahkemesi Almanya'daki mülkün mülkiyetine doğrudan karar veremez, ama değerini hesaba katarak Türkiye'deki mal varlığından dengeleme yapabilir. Almanya'daki mülkün kendisiyle ilgili hukuki soru için Almanya'da yetkili bir avukata danışmanız gerekir.

    Tazminat almak için kusursuz olmam mı gerekiyor?

    Kusursuz veya daha az kusurlu olmanız yeterli. Karşı taraf kusurlu, siz eşit ya da daha az kusurluysanız talep edebilirsiniz. İkiniz de eşit kusurluysanız hiçbiriniz tazminat alamaz.

    Boşandıktan yıllar sonra mal paylaşımı davası açabilir miyim?

    Genel olarak evet, uygulamada geniş bir süre (yaklaşık 10 yıl) tanınır — ama tazminat için bu süre çok daha kısadır (yaklaşık 1 yıl). İkisini birbirinden ayırmak önemlidir; süreniz davanızın somut tarihine göre mutlaka teyit edilmelidir.

    Mal paylaşımı davasını Türkiye'ye gitmeden takip edebilir miyim?

    Evet. Vekâletname ile Türkiye'deki avukatınız sizi mahkemede temsil eder. Bilirkişi incelemesi ve duruşmalar için Türkiye'ye seyahat etmeniz gerekmez.

    Boşanma anlaşmalıysa mal paylaşımını da protokole yazmak zorunda mıyım?

    Zorunlu değil ama şiddetle tavsiye edilir. Protokolde mal paylaşımı maddesi yoksa, boşandıktan sonra bu konuyu ayrı bir dava ile açmanız gerekir — bu hem zaman hem masraf demektir.

    Bu yazı yalnızca Türk hukukuna ilişkin genel bilgi amaçlıdır. Avukat Hasan Doğru yalnızca Türk hukuku ve devletler özel hukuku alanında danışmanlık ve temsil vermektedir (§207 BRAO). Almanya'daki mal varlığınıza uygulanacak Alman hukuku sorularınız için Almanya'da yetkili bir avukata danışmanızı öneririz.

    Av. Hasan Doğru

    Done-for-you değerlendirme

    Boşanma sonrası mal paylaşımı ve tazminatı kontrol ediyoruz

    Kısa WhatsApp formuyla tarihleri, belgeleri ve mal varlığını iletin. Hasan Doğru Türk hukuku yolunu değerlendirir ve Mannheim-Ankara hattında sonraki adımları koordine eder.

    WhatsApp kontrolünü başlat

    Hizmete dahil olanlar

    • Hak, süre ve doğru yol için ilk değerlendirme
    • Belge, tapu, banka, mahkeme veya vekaletname kontrolü
    • Türkiye adımlarının Mannheim ve Ankara üzerinden koordinasyonu

    Türk hukuku · Mannheim & Ankara · Türkçe ve Almanca

    Mal paylaşımı
    Boşanma sonrası mal paylaşımı ve tazminatı kontrol ediyoruz
    © 2026 DOGRU Kanzlei · Avukat Hasan Doğru. Tüm hakları saklıdır.Fotoğraf (Copyright) Kâmil YılmazSite made bynüll.com
    ImpressumDatenschutz
    Doğru Kanzlei

    Gizliliğiniz

    Verilerinize saygı duyuyoruz

    Bu web sitesi çerezler ve benzer teknolojiler kullanmaktadır. Bazıları zorunlu, bazıları daha iyi hizmet sunmamıza yardımcı olmaktadır. GDPR ve §25 TDDDG kapsamında onayınızı talep ediyoruz.

    Teknik Zorunlu
    Web sitesinin temel işlevleri için gereklidir. Devre dışı bırakılamaz.
    Her zaman aktif
    İşlevsel
    WhatsApp gibi harici hizmetlere olanak tanır.
    Analitik
    Web sitesi kullanımını anlamamıza yardımcı olur (örn. Google Analytics). Şu anda aktif değil.